BAT Kadınlar Kurulu tarafından organize edilen bir panelle ‘Kadına yönelik şiddette hukuki ve sosyolojik boyutlar’ tartışıldı.
Dün BAT-Cemevi Ana salonunda gerçekleştirilen panel katledilen kadınla anısına saygı duruşu ve BAT Kadınlar Kurulu Başkanı Mukaddes Dede Aslan’ın selamlama konuşması ile başladı. Aslan’ın ardından ise panel bölümüne geçildi. Moderatörlüğünü Hukukçu Merve Peltek’in gerçekleştirdiği panele konuşması olarak BAT YK üyesi Sosyolog ve Psikolojik danışman Şermin Sertkaya, Uluslararası Hukukçu Rojda Arslan katıldı. Panel boyunca Sertkaya kadına yönelik şiddetin sosyolojik boyutunu ele alırken Hukukçu Arslan ise çatışma ve savaş bölgelerinde kadınlara yönelik şiddet ve hukuk boyutuyla konuşmasını gerçekleştirdi.
Özellikle Türkiye’de şiddet gören kadınlarla ilgili sığınma kurumlarında aktif çalıştığını ve bir çok kadınla bir bir görüşerek yaşanan şiddet boyutlarına tanıklık ettiğini ifade eden Sertkaya, kadına yönelik şiddetin ‘ekonomik, psikolojik fiziksel ve toplumsal’ başlıklar taşıdığını, günümüzde de artık dijital bir çağa girişle bu alanda bir şiddet kültürünün geliştiğini söyledi. Şiddet türlerinin merkezinde geçmişten günümüze erkek egemen bir şiddet anlayışın yattığını dile getiren Sertkaya bunun ‘sistemsel sistematik bir kötülük’ olduğunu ve bu sistemsel kötülüğün erkek odaklı iktidarlar devletler tarafından da yaşatıldığını vurguladı. Kadınlara yönelik şiddet karşı özellikle kadınların kendi içindeki dayanışması ile ilgili kurumların varlığı ve erken yaşta şiddete karşı eğitiminin altını çizdi.
Sertkaya’nın ardından ise söz alan Hukukçu Arslan Kadınlara yönelik şiddet konusunda savaş ve çatışma başlıkları meseleye yatırdı. Savaş ve çatışmalı alanlarda özellikle Alevi, Kürt ve Ezidi kadınlarla ilgili çalışmalar yaptığını hatırlatan Arslan, Kadınların sosyal, siyasal, ekonomik hukuki bir çok başlıkta tarihin en uzun şekilde sömürülen tarafı olduğunu ifade etti. Örneğin Ezidi kadınların savaş boyunca çok ağır şiddete uğradığı köle pazarlarında satıldığını tecavüze uğradığını, Türkiye’de kadınların sürekli katledildiğini, Almanya’da kurumsal alanda geçtiğimiz günlerde bir tecavüz ve sistematik şiddetin yaşandığını, yapay zeka dijital alanda yaşanan şiddetin de giderek arttığını ve bu yaşananları engelleyecek bir hukuki boyutun olmadığına dikkat çeken Arslan bir çok ülkede olduğu gibi demokratik bir hukuk devleti olarak bilinen Almanya’da kadına yönelik şiddetin tanımının hukuk sisteminde olmadığını çünkü bu hukuk sisteminin de erkek egemen bir bakış açısıyla hazırlandığının altını çizdi.
Yapılan konuşmaların ardından panel soru-cevap bölümü ile son buldu.
Haber ve Fotoğraflar: BAT-Cemevi Basın Ofisi / Ulaş Yunus Tosun







