30 Haziran 2026
Haberler

Sivas Katliamı Federal Meclis’e taşındı

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), 2 Temmuz 1993’te gerçekleştirilen Sivas Katliamı’nı Federal Meclis’e taşıdı. Katliamın 33. yılı dolayısıyla meclis yerleşkesi içinde 25 Haziran günü toplantı düzenlendi. Toplantıya SPD Federal Meclis milletvekilleri Sanae Abdi, Hakan Demir, Macit Karaahmetoğlu, Serdar Yüksel ve Derya Türk-Nachbaur ile Sivas Katliamı davasının müdahil avukatlarından Şenal Saruhan, katliamdan sağ kurtulan tanık Serdar Doğan, Berlin Alevi Toplumu-Cemevi Başkanı Dr. Yüksel Özdemir, Genel Sekreter Deniz Yıldırım Caliman ve Sayman Haydar Narin’in yanı sıra çok sayıda AABF üyesi derneklerin yöneticileri ve kardeş sivil toplum kuruluşunun temsilcileri katıldı.

AABF Genel Sekreteri Av. Ufuk Çakır yaptığı konuşmada, Sivas Katliamı’nda 33 Canın yakılarak katledildiğini hatırlatarak, „Alman vatandaşlığına geçen katillerin Almanya’da yaşamaya devam etmesi büyük bir rahatsızlık yaratmaktadır. Bu durum Almanya’ya sorumluluk yüklüyor. Almanya bu davada artık taraf. Federal Meclis çatısı altında bir kez daha dile getiriyoruz; bu katiller yargılanmalı“ dedi.

Milletvekilleri: Dosyanın takipçisi olacağız


Toplantıda söz alan Federal Meclis milletvekilleri de yaptıkları konuşmalarda Sivas Katliamı’nın insanlık suçu olduğuna vurgu yaparken, Almanya’da bulunan sanıklarının dosyalarını inceleteceklerini belirttiler.

Berlin Alevi Toplumu (BAT) – Cemevi Genel Sekreteri Deniz Yıldırım Caliman ise katliamın siyasi ayağının dönemin Refah Partisi ve daha sonrasında AK Parti olduğunu, sanık avukatlarından birçoğunun daha sonra Refah Partisi ve AK Partide bakan, milletvekili ve belediye başkanı olduklarını söyledi. Caliman, katiller hakkettiği cezayı alana kadar adalet mücadelesinin devam edeceğini de belirtti. Caliman, Kiel kentinde hakka yürüyen Alevi canlarının mezarlarına yönelik saldırıyı kınadı. Caliman, faillerinin bulunmasını istedi.

Katillerin Almanya’da korunması kabul edilemez


Çakır, Türkiye’nin iade süreçlerinde yeterince samimi davranmadığını da ifade etti. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çaptırılan Vahit Kaynar’ın Berlin’de yaşadığını belirten Çakır “Almanya’da yaşayan Sivas katilleri için hazırlanan iade listesinde Vahit Kaynar’ın ismi bile bulunmuyor” dedi. Bilindiği gibi Vahit Kaynar, yargılanma sırasında Türkiye’den firar ederek Berlin’e gelmiş, amcasının yanına sığınmıştı. Alican kod adını kullanan Vahit Kaynar, Polonya’ya eğlenmeye giderken Polonyalı güvenlik güçleri tarafından yakalanmış, ancak Türkiye ağır hareket edince tekrar serbest bırakılmıştı.

Şenal Saruhan: Yargılama sağlıklı yürütülmedi


Avukat Şenal Saruhan ise dava sürecinde yaşanan hukuksuzlukla değindi. Soruşturma ve yargılama sürecinin yeterince ciddi ve samimi yürütülmediğini belirten Saruhan, Fransa veya Almanya’da olduğu düşünülen sanığın Sivas’ta yaşadığı ve ölünce de gizlice mahalle mezarlığına gömüldüğü ortaya çıktı. Saruhan, zaman aşımı nedeniyle kimi sanıkların ceza almadan davanın düştüğünü belirtirken, yürütülen yargılamanın hukuk devleti ilkelerine uygun biçimde yürütülmediğini de kaydetti. Avukat, insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımının kabul edilemeyeceğini de vurguladı.

Serdar Doğan: Bu planlı ve devlet kontrolünde gerçekleşen bir katliamdı


Katliamdan sağ kurtulan Serdar Doğan ise Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında yaşananları anlattı. Kentte bulundukları süre boyunca sürekli saldırıya uğradıklarını belirten Doğan, otelin kuşatılması sırasında yaşananları ayrıntılarıyla aktardı. Otel ateşe verilmeden önce bazı üst düzey asker ve emniyet yetkililerinin otele girdiğini söyleyen Doğan, “Onların amacı bizi kurtarmak değildi. Aziz Nesin’in korumalarını otelde çıkarmak için gelmişlerdi. Onları sordular. ‘Biz ne olacağız’ diye aramızdan biri sorunca, ağır küfür edip çıktılar. Otel de o sırada ateşe verildi” dedi. Doğan, “Katliam mağdurları Almanya’ya gelmek için vize engelleriyle karşılaşırken, katillerin ellerini kollarını sallayarak Almanya’da dolaşmaları ve Alman vatandaşlığı almaları bizleri derinden yaralıyor.” ifadelerini kullandı.

Haber: BAT-Cemevi Basın Ofisi

Fotoğraflar: Ulaş Yunus Tosun